Töre , ilk olarak Eski Türk devletlerinde ortaya çıkmıştır
Bazı Eski Türk devletleri :
Töre, kağanlar tarafından konulan kurallar, kurultaylarda alınan kararlar ve toplum içinde kendiliğinden oluşan gelenek-görenek kuralları olmak üzere üç yolla oluşmuştur
Töre, bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünüdür. Ayrıca, özellikle halk ağzında hukuk veya mahkeme anlamlarında da kullanılır.
Türk töre ve yasalarından bazıları şunlardır: Tengri tektir. Bir il, bir kağan, bir Tengri. Töre tektir, kesin ve keskindir. Kimse töreden üstün değildir. Bir çoban sürüsünden, bir er ailesinden, bir kağan budunundan sorulur. Her er eşine, atına, pusatına sahip çıkacak; ana, baba ve ataya her daim saygı duracaktır. Er kişi yalan söylemeyecektir. Mal çalan, mülk çalan misliyle ödeyecektir; hesabı ya malıyla ya canıyla sorulacaktır. Aman dileyene kılıç çekilmeyecek, sığınana sırt dönülmeyecektir. Yazgıya isyan edilmeyecektir. Ayrıca, Kutadgu Bilig’de töre, kanun ve nizam olarak geçmektedir. Töre, yalnızca bir hukuk sistemi değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi, ahlak anlayışı ve toplumsal düzenin temelidir.
Türklerde devlet anlayışı, tarih boyunca çeşitli unsurlara dayanmıştır: Kut inancı: Devlet yönetimi yetkisinin tanrı tarafından verildiğine inanılan ilahi bir güçtür. Sosyal adalet: Devletin başındaki hükümdar, halkın refahını sağlamakla yükümlüydü. Aile ve boy yapısı: Devlet, toplumun en küçük birimi olan ailede güçlü bir devlet anlayışıyla şekillenir ve bu anlayış, teşkilatçılıkla birleşerek devletleşmeyi hızlandırır. Halkla ilişkiler: Devlet, halkı sosyal ve ekonomik bakımdan refah içinde yaşatmayı amaçlar. Türklerde devlet anlayışı, dine saygılı ve din-vicdan özgürlüğüne dayalıdır.
Osmanlı Devleti'nde Türk töresinden devam eden bazı unsurlar şunlardır: Adalet: Osmanlı'da da adalet, devletin en önemli sorumluluğu olarak kabul edilmiştir. Liyakat: Devlet yönetiminde makamların ehil kişilere verilmesi şartı korunmuştur. Emanet: Hükümdarın, halkın geleceğini emanet aldığı ve bunu korumakla yükümlü olduğu anlayışı devam etmiştir. Mazharat (Kamu Yararını Gözetmek): Halkın refahının, hükümdarın menfaatinden üstün tutulması ilkesi sürdürülmüştür. Meşveret (İstişare ve Danışma): Yönetimin tek bir kişinin keyfine göre şekillenmemesi, boy beyleri, vezirler ve bilge kişilerle istişare edilmesi geleneği devam etmiştir. Aile Yapısı: Osmanlı aile yapısı, İslam hukuku ve Türk töresinin bir sentezi olarak şekillenmiştir. Ayrıca, Osmanlı hukuk sistemi, örfi ve şer-i hukukun bir arada uygulanmasıyla Türk töresinin etkilerini taşımıştır.
Hun Devleti'nde töre ve kanunlar şu şekilde özetlenebilir: Töre: Hunlarda egemenliğin Gök Tanrı tarafından verildiğine inanılırdı ve töre, doğrudan bu yetkinin bir sonucu olarak "Chan-yü" tarafından konulurdu. Töre Koyma Yöntemleri: Töre koymanın ikinci yöntemi, "Toy" adlı toplantılar yani kurultaylardı. Önemli Kanunlar: Adam öldürmek, vatana ihanet, isyan, zina, bağlı atı çalmak ve ikinci defa hırsızlık yapmak gibi büyük suçlar için ölüm cezası uygulanırdı. Kavgada yaralama, organlara zarar verme, bağsız atı veya diğer malların hırsızlığı gibi hafif suçlar için ise zararın tazmini ve/veya kısa süreli hafif hapis cezaları verilirdi. Göz çıkaran kişi, mağdura hem tazminat vermek hem de varsa kızını vermek zorundaydı. Hun Devleti'nde sınıf farkı yoktu; yöneticiler de vatandaşlar da aynı şartlarda yaşardı.
Türk devlet geleneğinde "kut" ve "töre" anlayışları şu şekilde açıklanabilir: Kut: Türk, Moğol ve Altay şamanizminde kutsal enerji ve yaşam gücü anlamına gelir. Töre: Toplumsal düzenin kurucusu ve garantörü olan hukuk kodunu çağrıştırır ve devlet yapısının iskeletini oluşturur. Türk devlet felsefesinde "kut" ve "töre" arasındaki ilişki, siyasal iktidarın despotizmin toplumsal ve siyasal hayata sirayet edişinin engellenmesi amacıyla hukuk merkezli bir şekilde sınırlandırılmasını sağlar.
İlk Türk Devletlerinde "töre" ve "hukuk" arasındaki fark şu şekilde açıklanabilir: Töre: Türklerdeki siyasi ve sosyal hayatı düzenleyen, yazılı olmayan hukuk kuralları bütünüdür. Hukuk: Bir arada yaşayan insan topluluklarının hayatlarını sürdürebilmeleri için uygulanan kuralların bütünüdür. Özetle, töre, hukuk sisteminin bir parçası olup, daha dar bir anlamda, Türk toplumundaki gelenek ve göreneklere dayalı yazılı olmayan kuralları ifade ederken; hukuk, daha geniş bir kavram olarak, genel anlamda toplum düzenini sağlayan kuralları kapsar.
Kültür ve Sanat
Toz ve Hayaller Kitapçısı ne anlatıyor?
TRT çocuk'un ilk logosu neydi?
Türk karma müzik nedir?
Türk Mitolojisinde kaç sembol var?
Toplumcu gerçekçi anlayışla yazılan hikayeler nelerdir?
Türkçe rapte en ağır diss kime atıldı?
Ukraynalılar Slav mı?
Uranüs mitolojide neyi temsil eder?
Trakya'da hangi kasap havası oynanır?
Türk komşu ev hali ne anlatıyor?
Uzaylı nasıl çizilir kolay?
Tuna nehri akmam diyor hikayesi nedir?
Türkülerde hangi makamlar kullanılır?
Uzunköprü ne zaman kuruldu?
Türk halk müziği örnekleri nelerdir?
Türkiye Selçuklu Devleti'nin Anadolu'yu Türk yurdu haline getirmek için yap..
Tütsü paketi içinde neler var?
Türk askeri hangi bayrağı kullanıyor?
Trabzon en çok hangi tarihi yeri meşhur?
Türk edebiyatı kaç döneme ayrılır?
Unicorn boynuzu ne işe yarar?
Topkapı Sarayı'nın tarihi kaç yıllık?
Türk beyleri kimlerdir?
Türk mitolojisi ana hatlarıyla nelerdir?
Up animasyonunda balonlar neyi temsil ediyor?
Turgut Uyar hangi akıma mensuptur ve eserleri nelerdir?
Truvalı Helen kaç evlilik yaptı?
Türk masallarında en çok hangi kahraman vardır?
Twerk dansını kim buldu?
Türkiye neden Türkçe resmi dil?
Tolstoy kitaplarından alıntılar nelerdir?
Türkiye Eurovision elemelerine kaç kez katıldı?
Uşak Türküleri neden yanıktır?
Topkapı Sarayı'nı Milli Saraylar mı yönetiyor?
Topkapı Sarayı Has Oda'da ne var?
Urfa'nın en eski eseri nedir?
Uyumsuz Serisi Yandaş Bölüm 4 var mı?
Türkiye'nin antik kentleri haritası nerede?
Urfalı şair ve yazarlar kimlerdir?
Türkiye'nin ilk milli teşkilatı nedir?