Tutuşturmak deyimi, genellikle ansızın vermek veya coşturmak, çok heyecanlandırmak anlamlarında kullanılır
Örnek cümleler :
Ayrıca, "tutuşturmak" deyimi, karşısındakinin isteyip istemediğini düşünmeksizin bir şeyi vermek anlamında da kullanılır
"Tutuşturmak" deyiminin kökeni hakkında kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte, bazı olası açıklamalar şunlardır: Ateş yakma: Çağatayca'da "tutuşturmak", ateşi yakmak için kullanılan kav, kibrit gibi araçları ifade eder. Ansızın verme: Deyimin, karşısındakinin isteyip istemediğini düşünmeden bir şeyi ansızın verme anlamını taşıması, Osmanlı dönemine dayanan bir kullanım olabilir. Coşturma: "Tutuşturmak" kelimesinin, çok heyecanlandırmak anlamında kullanılması, duygusal bir etkiyi ifade edebilir. "Marmara çırası gibi tutuşmak" deyimi ise, eski dönemlerde ocakları veya sobaları tutuşturmak için kullanılan ve çabuk tutuşan Marmara Adası çıralarından gelir.
Hayır, "eline vermek" ve "eline tutuşturmak" aynı değildir. Eline vermek: Bir şeyin başkasına verilmesi anlamına gelir. Eline tutuşturmak: Karşısındakinin isteyip istemediğini düşünmeksizin bir şeyi vermek anlamına gelir. Örnek cümle: "Bir şey demeden mektubu elime tutuşturdu".
Eline tutuşturmak deyimi, karşısındakinin isteyip istemediğini düşünmeksizin bir şeyi vermek anlamına gelir. Örnek cümle: "Bir şey demeden mektubu elime tutuşturdu".
Türk Dil Kurumu'na (TDK) göre "tutuşturmak" kelimesinin anlamları: tutuşmalarını veya tutuşmasını sağlamak; karşısındakinin isteyip istemediğini düşünmeksizin ansızın vermek (mecaz); coşturmak, çok heyecanlandırmak (mecaz).