Ulaçlar, üç ana gruba ayrılır :
Ulaç (zarf-fiil) ekleri şunlardır: -ınca, -ince; -sıya, -siye; -dıkça, -dikçe; -meden, -madan; -ıp, -ip; -dığında, -diğinde; -eli, -alı; -ken; -asıya, -esiye; -casına, -cesine. Bu ekler, fiil kök ve gövdelerine getirilerek cümlede zarf görevinde kullanılan sözcükler oluşturur.
Ulaç (zarf-fiil) bulmak için cümle içinde "nasıl" veya "ne zaman" soruları sorulabilir. Örnek cümleler ve ulaçlar: Zaman belirten ulaçlar: "Araba ilerledikçe evleri bir bir geçiyoruz" cümlesindeki "ilerledikçe". "Durakta beklerken annem yanıma geldi" cümlesindeki "beklerken". Durum belirten ulaçlar: "Çocuklar gülerek bizlere bakıyordu" cümlesindeki "gülerek". "Olay yerine vardığında suçlular çoktan kaçmıştı" cümlesindeki "vardığında". Ulaçlar, fiil kök veya gövdelerine "-ip, -arak, -madan, -dıkça, -ınca, -alı, -ken" gibi eklerin getirilmesiyle oluşturulur.
Ulaç, fiilin nasıl ya da ne zaman yapıldığını bildirdiği için zarf görevinde kullanılan, ek almış fiillerdir. Bazı ulaç örnekleri: -ip, (-ıp, -up, -üp): Masadan kalkıp yanımıza geldi. -arak (-erek): İki çocuk gülerek bize bakıyordu. -madan (-meden): Akşam olmadan işlerimizi bitirdik. -dikçe (-dıkça, -tıkça, -tikçe): Arabamız ilerledikçe köyleri bir bir geçiyoruz. -ince (-ınca): Zil çalınca hepimiz dışarı çıktık. -alı (-eli): Ben köyden çıkalı yirmi yıl oldu. -ken: Durakta beklerken o da yanıma geldi. -r …-mez (…-r …-maz): İzmir’e varır varmaz sizi ararım. -asıya (-esiye): İşleri yetiştirmek için ölesiye çalışıyordu. -casına (-cesine): Olayı, sanki tekrar yaşarcasına anlatıyordu. Ulaçlar, aynı zamanda bağ-fiil veya gerundium olarak da adlandırılır.