Yargıtay, yalan tanıklık cezasını belirlerkenTürk Ceza Kanunu’nun. maddesiniesas alır. Bu maddeye göre yalan tanıklık cezası iki şekilde belirlenir: Dört aydan bir yıla kadar hapis cezası. Bu ceza, hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapılması durumunda verilir


Yargıtay yalan tanıklık cezasını nasıl belirler?

Yargıtay, yalan tanıklık cezasını belirlerken Türk Ceza Kanunu’nun. maddesini esas alır. Bu maddeye göre yalan tanıklık cezası iki şekilde belirlenir:

  • Dört aydan bir yıla kadar hapis cezası . Bu ceza, hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapılması durumunda verilir
  • Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası . Bu ceza, mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapılması durumunda verilir

Ayrıca, üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçların soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapılması durumunda, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir

Yalan tanıklık suçu Yargıtay'da bozulur mu?

Yalan tanıklık suçu, Yargıtay'da bozulabilir. Yargıtay, yalan tanıklık suçunu işleyen bir sanığın mahkumiyetine karar verirken, sanığın bilinçli olarak gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ve bu beyanın davanın seyrini etkilediğini belirlerse, cezayı ağırlaştırabilir. Ayrıca, yalan tanıklık suçunda etkin pişmanlık hükümleri de uygulanabilir ve bu durumda verilen ceza indirilebilir veya tamamen kaldırılabilir.

Yalan tanıklıkta zamanaşımı ne zaman başlar?

Yalan tanıklık suçunda zamanaşımı, suçun işlendiği andan itibaren başlar. Bu suçun dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Yalan tanıklığa şikayet süresi ne kadar?

Yalan tanıklık suçu şikayete bağlı olmayan bir suçtur, bu nedenle herhangi bir şikayet süresi yoktur.

Yalan tanıklık halinde tanıklığın kabul edilmemesi ne demek?

Yalan tanıklık halinde tanıklığın kabul edilmemesi, tanığın beyanının mahkeme veya yetkili makam tarafından güvenilir bulunmayıp delil olarak değerlendirilmemesi anlamına gelir. Yalan tanıklık suçunun oluşabilmesi için, tanığın bilerek ve isteyerek gerçeğe aykırı beyanda bulunması gerekir. Ayrıca, tanığın kendi sübjektif değerlendirmeleri, yorumları ve çıkarımları tanık beyanına dahil değildir ve bu tür durumlar yalan tanıklık olarak değerlendirilmez.

Yargıtay ceza daireleri hangi davalara bakar?

Yargıtay Ceza Daireleri, adli yargı alanındaki ceza davalarının temyiz incelemesini yapar. Yargıtay Ceza Dairelerinin baktığı başlıca dava türleri: Ağır ceza mahkemelerinde görülen suçlar (kasten öldürme, cinsel saldırı vb.); Asliye ceza mahkemesi kararları; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararları; Ceza artırımı ya da eksik ceza yönünden itirazlar. Ayrıca, Ceza Genel Kurulu kararına uymayarak kendi kararında direnen dairelerin davaları da Yargıtay Ceza Daireleri tarafından incelenir.

Yalan tanıklığa şikayet edilirse ne olur?

Yalan tanıklık (şahitlik) suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 272. maddesinde düzenlenmiştir. Yalan tanıklık şikayet edildiğinde olabilecekler: Ceza: Yalan tanıklık yapan kişiye, suçun niteliğine göre 4 aydan 1 yıla kadar veya 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilebilir. Etkin pişmanlık: Gerçeğin daha sonra söylenmesi durumunda ceza indirimi uygulanabilir. Ek sorumluluk: Aleyhine yalan tanıklık yapılan kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması durumunda, yalan tanıklık yapan kişi dolaylı fail olarak "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan sorumlu tutulabilir. Dava zamanaşımı: Şikayet, 8 yıllık dava zamanaşımı süresi içinde yapılabilir. Yalan tanıklık suçu, şikayete bağlı değildir; herhangi bir şikayet süresi yoktur ve şikayetten vazgeçme kamu davasını etkilemez.

Yargıtay tanık beyanlarını nasıl değerlendirir?

Yargıtay, tanık beyanlarını değerlendirirken aşağıdaki kriterlere dikkat eder: Tanığın tarafsızlığı. Tanığın bilgi sahibi olması. Beyanların tutarlılığı. Diğer delillerle uyum. Hayat tecrübelerine uygunluk. Ayrıca, hakim tanık beyanlarına inanmadığında veya bu beyanları hükme esas almadığında, bunun gerekçesini kararında belirtmek zorundadır.

Diğer Hukuk Yazıları
Hukuk