Uyak (kafiye) , en az iki dize sonunda görülen ses benzerliğidir. Uyak, sadece ses ortaklığına dayanır, kelimenin anlamı ya da görevi önemli değildir
Uyak türleri :
Redif , dize sonlarında yazılışları, okunuşları, anlamları ve görevleri aynı olan eklerin, kelime ve kelime gruplarının tekrar edilmesidir. Redif, hem anlam hem de görev açısından birebir aynıdır
Redif örnekleri :
Kafiye (uyak), redif ve hece ölçüsü şiirde ahenk sağlayan unsurlardır: Kafiye (uyak), dizelerin sonundaki yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ve görevleri farklı kelimelerin, eklerin veya seslerin benzerliğidir. Redif, dize sonlarındaki yazılışları, görevleri ve anlamları aynı olan ek, sözcük ya da sözcük gruplarıdır. Hece ölçüsü, dizelerdeki sözcüklerin hece sayısının belli bir düzene bağlı olarak eşitliği temeline dayanır. Ayrıca, aruz ölçüsü ve serbest ölçü gibi farklı hece ölçüsü türleri de vardır.
Bir şiirde birden fazla redif bulunabilir. Redif, mısra sonlarında, görevleri aynı olan eklerin ya da anlamları aynı olan kelimelerin tekrarlanmasına denir. Örneğin, "Elimi beş yerinden, dağladı beş parmağın, / Bağrımda yanmadık bir yer bırakmadan git" dizelerinde hem ek halinde redif ("-madan") hem de sözcük halinde redif ("beş") bulunmaktadır.
Hayır, kafiye şeması ve redif aynı şey değildir. Kafiye şeması, bir şiirdeki dizelerin son seslerindeki düzene göre belirlenir ve "aaaa", "abab", "abba" gibi harflerle ifade edilir. Redif, ise dize sonlarında yazılışları, okunuşları, anlamları ve görevleri aynı olan eklerin, kelime ve kelime gruplarının tekrar edilmesiyle oluşan ses benzerliğidir. Örneğin, "Gelirim sana, giderim bana" dizelerinde "-na" eki rediftir.
Kafiye ve uyak arasındaki fark şu şekilde açıklanabilir: Kafiye, şiirde en az iki dize sonunda, anlam ve görev bakımından birbirinden farklı ek ve sözcükler arasındaki ses benzerliğidir. Uyak ise kelimelerin sonlarında bulunan ses benzerliklerini ifade eder; dolayısıyla kafiyenin olduğu her yerde uyak vardır, ancak uyak her zaman sadece kafiye olmayabilir. Ayrıca, halk edebiyatındaki kafiye karşılığı “ayak”tır.
Evet, kafiye ve uyak aynı anlama gelir. Kafiye ya da uyak, şiirde mısra sonlarında bulunan sözcüklerin son heceleri arasındaki ses benzerliğidir.
Redif, iki ana kategoriye ayrılır: 1. Ek Halindeki Redif: Mısraların sonunda eş görevli eklerin tekrar edilmesiyle oluşur. 2. Sözcük Halindeki Redif: Yazılış, okunuş ve anlam bakımından aynı olan sözcük veya sözcük gruplarının dize sonlarında tekrar edilmesiyle oluşur. Ek redifi ve kelime redifi olarak da adlandırılır. Ek redifi örnekleri: "Kokuyor burnuma Sivr'alan köyü / Serindir dağları soğuktur suyu" dizesinde "-u" sesleri. "Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım / Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım" dizesinde "-r" geniş zaman eki ve "-ım" I. tekil şahıs eki. Kelime redifi örnekleri: "Kimsesiz hiç kimse yok, var herkesin bir kimsesi / Kimsesiz kaldım medet, ey kimsesizler kimsesi" dizesinde "kimsesi" kelimesi. "Doğru söylerim halk razı değil / Eğri söylerim Hak razı değil" dizesinde "razı değil" ifadeleri.
Ahmet Haşim'in "Bir Günün Sonunda Arzu" şiirinin uyak ve redifleri şu şekildedir: abcab, dbed, eee, ee. "larında" redifi, "ka" tam uyak. "ler" zengin uyak (e/a kulak kafiyesi). "ân" zengin uyak (-â iki ses değerindedir). "sam" zengin uyak. Şiirde ayrıca "akşam" kelimesinin altı kez tekrar edilmesiyle yoğun bir ahenk sağlanmıştır.
SON YAZILAR